Home / Yazarlar / Mehmet Şimşek / Kadınlarımız (57. Bölüm)

Kadınlarımız (57. Bölüm)

Sevgili, okuyucularım. Kadınlarımız, isimli yazı dizisinin; 57. Bölümünü, anlatacağım. Konuya, kaldığımız yerden devam ediyorum.

Selanik, 24-25-26 Temmuz, günleri bir bayram yeridir. Çeteler, Komitacılar dağlardan inmektedirler. Yahudiler, Fransız Milli Marşı (Mar illa Sle-ı) söylerken: Köylerden, Kasabalardan gelen; Müslüman, Halk davul, zurna çalmaktadır. Türk Subayları, dün vurduklarını bu gün kucaklamakta: Yahudi Hahamlar, Mollalar, Dervişler sokaklarda el, ele dolaşmaktadır. Kılıçlar, kınına girmiş yeni bir dünya doğmuştur. Selanik, Kurtarıcı bir Kenttir. İkinci, (2.) Meşrutiyet yıllarında ilk seçim dört (4) ay sonra gerçekleşecektir. 1908-1919 Dört (4) Defa Milletvekili seçimi yapılacaktır. Bu, süreç halkı siyasete katılmaya zorlayacaktır.

Kadınlar Sokaklardadır Hemde Yüzleri Açık;

Caddelerin, bayraklarla donatıldığı: İstanbul da halk sokaklara dökülür. Baskı, günleri yerini umuda bırakmıştır. Okullu yahut okulu bitirmiş gençlerin önderlik ettiği kalabalıklar; Yıldız Sarayına, diğer resmi kurumlara gidip sorumluları: Meşrutiyete, bağlılık sözü vermeye zorlar. Kuşaktan, kuşağa devraldıkları özgürleşme isteğinin coşkusuyla kadınlar da; Kalabalığın, bir parçası olur. Sultan Fermanlarını, yok sayan kadınların yüzleri açıktır. Babı Aliye, yürüyen bir topluluğun başında bir kadın vardır. O, Günlerin Görüntüsü Halide Edip’in Kaleminden: Şöyle, Yansır Ertesi İstanbul’a indim. Köprü, üzerinde kadın, erkek herkesin; Göğsünde, kırmızı, beyaz kokartlar bir insan denizi gibi bir: Yandan, öbür yana akıp gidiyordu. Yüzlerce, yılların biriktirdiği çeşitli kızgınlık kötü niyetler; Ortadan, kalkmış hatta kişisel ve cinsel içgüdüler ortadan kalkıvermişti. İçine, girdikleri yüzyıl yaşama bakışlarını değiştirecektir. Kadınlar, yeni yaşamdan pay almakta istekli ve kararlı davranacaktır. Yerleşik, değerleri sorgulamaya başlayacağı zaman: Erkeklerin, çağrısıyla attıkları adımlarla toplumsal değişimi tetikleyecektir. 28 Temmuz, Tarihinde İkdam Gazetesinde çıkan haber; Kadınların, coşkusunu övecektir. Dün, Birçok Kapalı, Namuslu Müslüman kadını bilhassa tafrayı-ı garrâ-yı: Hüma yün ile muvaşşah hürriyet, müsavat, adalet; Uhuvvet kelimat-ı, Muazzezi ile müzeyyen elvâh-ı latifeyi sine-i afetlerine: Talik, ederek arabalarla sokaklardan geçmişlerdir. Birkaç, gün önce bazı kimseler tarafından ehemmiyet; Verilmeyen, kadınlarımızın bu gün ne ulvi hisli valide-i millet oldukları: Bu, küçük hamasetle anlaşılıyor. Hissiyat-ı, ulvi yenin; Büyük, küçük müessirini asıl bundan sonra göreceğiz. Yaşasın, Osmanlı kadınları! İttihat ve Terakki’nin, Meşrutiyet’in ilk günlerinde: Selanik’ten, Peuter Ajansına Yaptığı, 30 Temmuz Matın Gazetesinde; Yayınlanan, açıklama yüz yıllar boyunca bastırdıkları: Sesleriyle, Yaşasın Vatan, Yaşasın Millet, Yaşasın Hürriyet diye; Bağıran, Kadınlarla ilgili gelişmelerin ipuçlarını taşır.

İstanbul, 30 Temmuz Türk Kadınlarının bilâkaydüşart: Kapalılıktan, kurtulacağı sözler çıkmıştır. Haberin, mürteciler tarafından mahsus uydurulduğu zannolunuyordu. Dün, Gece Türk Komite Merkezine müracaat eyledik. Heyet, Ecnebi Muhabirlere gerek endişeye düşen; Müslümanların, böyle tedbirin yapılmayacağını ve hatıra getirilmediğini: Sureti kat’iyede temin eylediler. Mecelle, Tınayre satırlarıyla mahkûm kadınlar devrime verdikleri; Tepkiye, taşıdıkları umuda ve yaşadıkları değişime içlerinden bazıları: İttihat ve Terakkiye bağlılıklarına tanıklık eder.

Avrupa’da, Türklere özgürlük veren 1908 Devrimi’nin; Türk Kadını’na, hiç olmazsa yarı özgürlük verdiğine inanılır. Operetler, Türkiye’sinde Mahkûm Kadınların Kafes ve Zincirleri’ni neredeyse kırdıklarına: Peçe’nin, onlar için yalnızca bir iş olduğuna harem ağalarının; Geçmişte, kaldığına inanılır. Zeki, kültürlü kadınların hatta az kültürlü kadınların: Devrimi, sevinç ve umut sarhoşluğuyla karşıladıkları gerçektir. Aralarında, çoğu barışçıl devrime; İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, adsız görünmeyen sadık habercileri: Olarak, hizmet ettiler. Anayasa, ilân edildiği zaman derin bir nefes aldılar. Zorunlu, çarşafı değil başlığın iki (2) yanı arasına tutturulmuş; Taze, yüzleri maskeleyen peçeyi attılar. Zaten, çarşaf bol ve zarafetten yoksun olmayan: İpek domino, ilk evriminde değildi. Uzun, zamandan beri modanın etkisiyle değişiklik yaşamaktaydı. Ampirik, Kadın Elbiseleri Paris’i fethettiğinde çarşaf etekliği: İstanbul’un, zarif hanımlarının koltuklarına kadar yükseldi. Bedeni, sımsıkı saran giysi üzerinde durulunca; Çarşaf, etekliği daraldı. Başlık, pelerin, bir başörtüsü kolları dirseklere kadar: Bedeni, boğaza kadar açıkta bırakıncaya kadar küçüldü. Saçların, kabarıklığının hey gidi edepsizlik! Alın, çatkısı kaldırılan tül peçe altında özgürlüğüne kavuştuğu görüldü. Sonunda, kadınların kültürleri en saf olanları eğitim ve özgürlük; Haklarını, İlan, etmek için çeşitli gazetelerde makaleler yayınlandı.

Devam Edecek.

 

 Mehmet ŞİMŞEK

     Art. Yazar

About admin

Check Also

Savaştayız Gardaşım…

Dava aynı, kıble bir, sevincin, kederin bir, Hepimiz bir hamurda, bir aştayız gardaşım…   Desen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir