Home / Yazarlar / Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

Yine Kandil, Yine Hüzün…

Bugün yine üstüme çöktü hüzün Kandilimi kutlar mı ki canlarım… Sevginiz gönülde, hayalde yüzün Yıkık, viran olmuş gönül hanlarım…   Ne baharın belli, ne nazlı güzün Ne yazımı, ne kışımı anlarım… Yokuşlara sardın, kalmadı düzün Gözyaşımı duama harmanlarım…   Nereye kayboldu, nicedir özün? Hasta olsan, meşgul olsan anlarım… Sönmüş küle …

Read More »

Bir Seher Vakti

Hâlimi anlatamam Ne çokta, ne azdayım… Arasat’ta, Araf’ta Ne keder, ne hazdayım…   Nerdeyim bilemedim İster ki Hicaz’dayım… Zelil başım yerle bir Huzurda, namazdayım…   Başa gelen çekilir Her daim ikazdayım… Şu inatçı nefsime Kırgınım, infazdayım…   Kimi sanır ki keyfte Bahardayım, yazdayım… Oysa dert dağlar aşmış Kıştayım, ayazdayım…   …

Read More »

Şubatlar Hep Soğuk Gelir Bana

Dışarısı “mevsim normallerinin üzerinde” belki ama içim üşüyor, özüm üşüyor şubatlarda. Kara saplı, kapkara bir hançerin soğuk çeliğinin milletin yüreğine, aynı milletin öz evlatlarının eliyle saplanışının soğuğunu duyarım taa içimde, her 28 Şubat’ta. Önce senaryolar yazıldı karanlık ellerce karanlık dehlizlerde. Sonra aktörler çıktı ortaya Fadime’ler, Ali’ler, Müslüm’ler ve diğerleri. Tiyatroyu …

Read More »

Yaklaşmakta olan…

“Öleceğiz…” kaçış yok, Var mı bunun ötesi?.. Ömür kısa, geliyor Unutulan; “Ertesi”…   Nasıl da yayılıyor Açık kalmış kafesi; Fenalık ve kötülük Hakir görmek herkesi…   Ya hak yemek, incitmek Sanki şeytan nefesi… Kalp kırmak, gönül yıkmak Zulüm de neyin nesi?   Aslında çok zor değil Şu hayat bilmecesi… Ahiret …

Read More »

Kahraman Mehmetçiğe…

El Bab, Halep, Musul’da oluk oluk kan akar, Yüreğim yangın yeri, özümü ateş yakar… Öksüz, garip, yetimler yollarımıza bakar, Koşar gider Mehmedim, kalbinde izzet, vakar…   Suriye dağlarında şimdi kadınlar ağlar, Dökülen her bir damla yüreğimizi dağlar, Ölenimiz şehittir, gazidir kalan sağlar, Müminlerin yüreği, birbiri için çağlar…   Bu ümmet …

Read More »

Savaştayız Gardaşım…

Dava aynı, kıble bir, sevincin, kederin bir, Hepimiz bir hamurda, bir aştayız gardaşım…   Desen farklı olsa da, ipliğin, kaderin bir, İlmek ilmek dokunmuş kumaştayız gardaşım…   Zulme karşı koymada, kıyamın bir, kalbin bir, Zorbalara savrulan bir taştayız gardaşım…   Mazlumlar “Ah” ediyor, yürekte sızımız bir, Sırtımızda ağır yük, ataştayız …

Read More »

Birkaç Satır, Birçok Mânâ…

Varlık, Yokluk… Varlıkla imtihan çok kez yoklukla olandan zordur, Ahir zamanda doğruluk; elinde ateşten kordur… …….. İnsan Yanımız… Yalan dünya elimizden her neyimiz varsa aldı, İnsan yanımızdan yalnız sızımız ve hüzün kaldı… ……….. Akıl… Akılsızlar dünyaya, mala, mülke taparlar, Akıllılar yatırımı ahirete yaparlar… ………. Ahir Zaman… Gel tevazu ehli ol …

Read More »

“Asra Yemin Olsun Ki…”

Yemin edilmişti ya hani bir kere asra, Taa asırlar evvelden uzanan bu zamana, Zulüm ile gafletle, isyan ile harcanan, Kanla, acıyla, kinle ve nefretlerle dolan, Gözyaşlarıyla gelip, geçen tüm zamanlara…   Hani hüsrandaydı ya insanlar baştanbaşa Sadece birileri vardı bundan istisna, Onlar ki tereddütsüz iman ederdi gayba, Bir olan, eşsiz …

Read More »

Savaşın Kadınları…

Yüzlerde kederden izler, ağlar her köşede bir dul, Umrunda değil kimsenin, herkes nefsine köle kul…   Kimsesiz yavrularının üstlerinde yırtık bir çul, Çıplak ayaklar yarılmış, kemreli elleri pul pul…   Ya yakacak bir parça dal, ya üç lokma birşeyler bul, Ya da yağan kar altında usul ölümlere kabul…   Seslenirler …

Read More »